Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
Londra'dan Bisiklet Esintileri
London Bike Show 2012

Londra'dan Bisiklet Esintileri

Yazar: Cüneyt Kazokoğlu
16.1.2012

Bisiklet dünyasında fuarlar genelde yaz sonu-güz başı düzenlenirler. Bunun önemli bir nedeni sezon biterken yeni gelen sezonun yeniliklerinin görücüye çıkmasına imkân tanımak elbette. Bu açıdan bakıldığında London Bike Show / Londra Bisiklet Fuarı biraz zamansız bir fuar denebilir. Evet, (bu olur olmaz yerde “Evet,...” lafını da Hilmi Yavuz’da sinir ola ola kendim kullanmaya başladım) biz de bu 12-15 Ocak arasında düzenlenen zamansız fuarı Twitter ve Facebook üzerinden bizi takip eden okuyucularımızın fark ettiği üzere etraflıca gezdik.

Fuar Fotoğraf Albümü

Büyük boyut için tıkla!

Eurobike ve benzeri fuarlara aşina olanlar için Londra fuarı ilk bakışta biraz güdük kalıyor. Bunun birkaç nedeni var. Bunlardan birincisi Londra fuarının bağımsız bir fuar olmaması. Bu fuar ‘Outdoor Show’ başlığı altında bir grup olarak düzenlenen fuarlardan birisi sadece, diğerleri Outdoor Show, Active Travel Show ve London Boat Show. İkinci neden ise bu fuarın markaların yeniliklerini göstermelerinden ziyade markaların İngiltere distribütörleri seviyesinde gerçekleşen bir fuar olması. Dolayısı ile ana marka standları nispeten azken İngiliz distribütörlerin standları bayağı fazla idi. Ve gene dolayısı ile fuar aynı zamanda satış da yapılan, görülen ürünlerin satın alınabildiği bir panayır havasındaydı. 100’den fazla standda 110’un üzerinde marka sergilendiği fuarda dağ bisikletleri kısmen vardı, ama dağ bisikleti teknolojileri, hele de amortisör, çekiş sistemi vb. donanımların esâmisi okunmuyordu. Buna mukâbil gayet güzel bir trials gösterisi ve BikePolo turnuvası izleme şansını bulduk.

BikePolo
BikePolo
Büyük boyut için tıkla!

Trials
Trials
Büyük boyut için tıkla!

Neyse, yediğimiz içtiğimiz bizim olsun, fuarda gördüklerimizi öne çıkan ana başlıklar altında inceleyelim:

Retro Tasarım / SingleSpeed - Fixie

İngiltere’de bisiklet anlayışı kıta Avrupası’ndan, hele de Alman coğrafyasından farklı. Britanya’da bir nevî “olayın ruhunu yakalama” olarak tasvir edebileceğimiz bir çaba söz konusuyken, kıta Avrupası’nda “mükemmel teknik” anlayışı hakim. Bu anlayış kendini en çok retro tasarım yaparak 1920’lerden 1980’lere kadar olan bir görsel yelpazeyi kapsayan ürünler sunan ve bu ürünlerle uyumlu bisiklet tasarlayan ufak markalarda kendini gösteriyor. Almanya’da bu konuya hakim önemli markalardan Fixie Inc geçtiğimiz aylarda iflas etti biliyorsunuz (Bilmiyor musunuz? Öyleyse bizi twitter’dan takip etmiyorsunuz demektir, hemen telâfi edin). Lafı uzatmayalım, Fixie Inc gibi bir markanın iflası aslında pahalı ama bir o kadar da şık, butik bisiklet üreticilerinin kıta Avrupası’nda işinin zor olduğunun bir göstergesi. Britanya’da da ekmek aslanın ağzındadır muhtemelen, ancak görülen o ki bu tarz firmalar burada mantar gibi bitmekteler. Bu markalar ayrıca gerek kadro tasarımları, gerekse kullandıkları donanım açısından nostaljik bir modayı da takip ediyorlar. Örneğin Foffa, Soma gibi ufak bisikletçilerin “yeni marka” olarak kendilerine yer edinmeye çalıştıkları bu camia anlaşılan o kadar etkili ki, Pinarello ya da Wilier, hatta Specialized ya da Trek gibi markalar da retro tasarımlara sahip modelleri ürün yelpâzelerine dâhil etmek zorunda hissediyorlar kendilerini. Bu nostaljik tasarımlı bisikletlerin ekserîsinin single speed / fixie modeller olduğunu belirtmeye lüzum yok sanırsak.

Foffa Ciao
Foffa Ciao
Büyük boyut için tıkla!

Wilier Triestina
Wilier Triestina
Büyük boyut için tıkla!

Soma Rush
Soma Rush
Büyük boyut için tıkla!

Bu bisiklet modası elbette donanımcılar nezdinde de yakından takip edilerek destekleniyor. Bu sahadaki en önemli marka da elbette 1866’ya kadar giden bir tarihi bulunan Brooks markası. Markanın ürünlerinin yanında son kampanyasında kullandığı “tilki avı” konulu ve “unquestionable british tradition” düsturlu reklamındaki harikulâde zekâya dikkat! Aşağıda bu reklamın çekiliş videosunu da izleyebilirsiniz.

Brooks
Brooks
Büyük boyut için tıkla!

Brooks Colt
Brooks Colt
Büyük boyut için tıkla!

Yol ve Zamana Karşı Model Ağırlığı

Britanya çok dağlık bir ada değil. Zaten en yüksek on zirvesi İskoçya’da, yani biraz pimpirikli bir yaklaşımla (hele de İskoçların bağımsızlıklarında ısrarcı olmaya başladıkları şu dönemlerde) söylersek, İngiltere’de adam gibi dağ yok, olanların da en yükseği 1000m civarında. Böyle bir coğrafyada dağ bisikletinin pek de revaçta olmamasına şaşırmamak gerek. Buna mukâbil yol bisikleti, velodrom bisikletçiliği ve triatlon son derece gözde dallar. Örneğin Büyük Britanya’da tamı tamına 25 (yazıyla yirmibeş!) velodrom var, bunların 18 tanesi İngiltere’de. Böyle bir ortamdan (yenilerden) Robert Millar, Mark Cavendish, Chris Boardman, David Millar gibi isimleri çıkarmak da zor olmuyor haliyle.

Bu durumun bisikletlere yansıması da malum. Fuarda sergilenen bisikletlerin ekserisi yol, velodrom ve zamana karşı modellerdi. Öyle ki fuarda bağımsız stand kuran nadir markalardan Trek meselâ tek bir dağ bisikleti modelini dahî getirmeye lüzum görmemiş. Fakat böyle bir ortamda yol bisikleti dünyasının da en nadide numûnelerine insanın ağzının suyu akarak bakması kaçınılmaz.

Pinarello Dogma
Pinarello Dogma
Büyük boyut için tıkla!

Bianchi Oltre
Bianchi Oltre
Büyük boyut için tıkla!

Specialized Venge
Specialized Venge
Büyük boyut için tıkla!

BMC SLR01
BMC SLR01
Büyük boyut için tıkla!

Cadel Evans’ın BMC’si, Specialized’ın McLaren ile ortak tasarladığı S-Works Venge, Pinarello’nun yeni şâheseri Dogma, Bianchi’nin daha geçtiğimiz hafta sayfamızda haberini yayınladığımız Oltre modeli, Cervelo’nun zamana karşı P serisi ve daha nicesi fuara bir nevî “porno” karakteri kattılar.

29”?

Dağ bisikletçileri açısından ilginç bir nokta 29” modellerin ne kadar pazara yayıldığı sorusuydu. Bizim görebildiğimiz kadarıyla, vitrinde evet, çok 29” var, ama vitrinin arkasında büyük çoğunluk modeller hâlâ 26” tekerlekliler. En kesif bir şekilde İngiliz markalarından Whyte standın en gözönü kısmına koyduğu 2 tane 29” modeline (829 ve 29erCS) mukâbil standın geri kalanında en az 20 tane 26” tekerlekli model sergiliyordu. Dolayısıyla en azından “his” açısından bakıldığında, 29” modellerin piyasayı tamamen ele geçirmelerine daha zaman var demek mümkün.

Whyte 829
Whyte 829
Büyük boyut için tıkla!

Titanyum

Denebilir ki bu fuardan sonra MTBTR titanyuma doydu! Karbonun giderek ucuzladığı, alüminyumun iyice ayağa düştüğü, çeliğin ise egzantrik bir malzeme olarak görüldüğü bir ortamda bu kadar çok titanyum model görmek gerçekten sevindiriciydi. Gerek işleme zorluğu, gerekse malzeme pahalılığı nedeniyle bitmiş ürün fiyatında da zor paha biçilen seviyelere çıkan titanyum modeller üzerine yoğunlaşan markalar fuarda dikkat çekiyorlardı.

Titanyum köşesi
Titanyum köşesi
Büyük boyut için tıkla!

Sabbath, Moots, Lynskey, Seven, Spin gibi kimliğini titanyum üzerine oturtmuş markaların yanında Genesis ya da Whyte gibi son derece geniş bir ürün yelpâzesine sahip (konfeksiyon) üreticilerin de titanyumun ayrı bir yeri olduğunu kabul edip en azından birer model olsun sergilemeleri titanyumun bitmediğini göstermek açısından güzel.

Büyük boyut için tıkla!

Yeni Ekonomik Çözümler

Malum zamanlar pek iç açıcı değil. Herkes parayı harcamadan önce iki defa düşünüyor. Markaların ve mağazaların büyük çoğunluğu bu duruma fiyat kırarak ya da çeşitli kampanyalar ile cevap vermeye çalışıyorlar. Örneğin Pinarello’nun Dogma için ciddi ciddi “2 tane alana 1 tane bedava” teklifini yaptığını da –Dogma’nın fiyatını belirtmeden- aktaralım. Bu arada Transition markası bu durumda alternatif bir pazarlama yöntemi geliştirmiş ve bisikletleri leasing ile piyasaya sürmeye başlamış. Üç seçenekli bir leasing şemasının sonunda bisikleti geri vermek veya kalan meblağı ödeyip satın almak da mümkün. Detaylı bilgileri www.bikeleasingcompany.com adresinde bulabilirsiniz.

Haftalığı 10 pounda bisiklet
Haftalığı 10 pounda bisiklet
Büyük boyut için tıkla!

Özel Yapım

Markaların son zamanlarda geliştirdikleri pazarlama tekniklerinden biri de “özel yapım” bisiklet sunmak. Bu fuarda bu açıdan bilhassa ufak single speed tasarımcılarının yanında en öne çıkan marka Trek oldu. “You dream it, we build it” düsturu altında Project One ismi ile geliştirilen sistemde beğendiğiniz Trek (yol) bisikleti üzerinde beğendiğiniz stil, istediğiniz donanım ve size uyan ölçüleri kullanarak kendi kafanızdaki bisikleti yaratma şansı sunuyor Trek. Örneğin 150 renk tonu arasından seçim yapmak mümkün.

Trek Project One renkler
Trek Project One renkler
Büyük boyut için tıkla!

Elbette bu uygulama yeni değil, yıllardır değişik markaların değişik şekillerde kullandığı bir uygulama. Kezâ yukarıda belirttik, Foffa markasının da internet sayfasına girip kendi bisikletinizi tasarlamanız mümkün.

Foffa kadro kağıdı
Foffa kadro kağıdı
Büyük boyut için tıkla!

Bu bağlamda FixieStudio adlı bir de programı tavsiye edelim (Aydan Çelik’e çok teşekkürler). Gerek Apple ürünleri, gerekse PC kullanıcıları için olan bu program bir fixie konfigüratörü. Çatalın eğriliğinden gidonda kullanılacak banta, kadro renginden tekerlek desenine kadar neredeyse sayısız kombinasyon üzerinden hayalinize sınır tanımadan bisikletinizin neye benzeyeceğini görebileceğiniz bu programı biz çok sevdik, tavsiye edelim.

Ambulans ve Avukat Servisi

Bisikletin sadece spor ya da taşıma amaçlı değil, hizmet amaçlı da kullanılabileceğinin pek çok örneği mevcut. Bisiklet kullanımının son derece teşvik edildiği, hem yerlilere, hem de turistlere kiralık bisiklet sunulduğu Londra’da da artan bisiklet kullanımının getirdiği tatsız bir gelişme yaşanan kazalar. Öyle ki 2011 yılında trafikte Londra’da 16 kişi hayatını kaybetti. Böylebir ortamda gerek kazadan hemen sonra ilk yardım, gerekse daha sonrasında mahkemelerde sürünmemek için hukuksal olarak destek haliyle önem kazanıyor. Aşağıdaki iki firma bu konuda uzmanlaşmışlar:

St John ambulans servisinin ilkyardım kursları ve “normal” ambulans servisi sunmanın yanında bir de bisikletli ambulans servisi olduğunu ilk defa bu fuarda gördük. Cycle Response Unit adı altında hizmet veren bu birim halka açık spor etkinlikleri (örn. maratonlar) ya da gösterilerde, parklarda ilk yardıma hazır bulunuyorlar. İngiltere’de 20’den fazla bisikletli ambulans birimi bulunuyor. Bisikletlerinin çantalarında defibrilatöre kadar tam teçhizatlı gezen bu ambulansların motorlu ambulansların yetişemeyeceği ve erişemeyeceği ortamlarda hayat kurtaracağını tahmin etmek zor değil.

Ambulans bisiklet
Ambulans bisiklet
Büyük boyut için tıkla!

Bu tarz bir hizmet de yukarıda belirttiğimiz gibi trafikte bisikletli olarak insanın başının belaya girmesinin hayli yüksek bir ihtimal olduğu Londra’da bisikletlilere avukatlık hizmeti sunmak. Bunu da örneğin CycleAid gibi firmalar veriyorlar. CycleAid bisiklet kazalarından sonra gerek trafik kurallarını ihlal, gerekse tazminat talebi gibi konularda hukuksal danışmanlık vererek bisikletlilerin “trafikte ezilmemesini” önleyen bir firma.

Katlanabilir Bisikletler

Londra’da bisiklet bu kadar teşvik edilmesine karşı “sıradan” bisiklet kullanımını zorlaştıran birkaç etken var. Bunlardan trafiği bir kenara bırakırsak biri Londra’nın yüzölçümü olarak geniş bir şehir ve sadece bisikletleden ziyade bisiklet ve metro ya da bisiklet ve tren kombinasyonlarının daha kolay olması belirtilebilir. Buna mukâbil “sıradan” bisikletler hafta içi sabahları 0730-0930 ve akşamları da 1600-1900 arası metroya alınamıyorlar, bunların haricindeki zamanlarda da metro ağının belirli kısımlarında metroya sokulabiliyorlar. Şehir içi tren kezâ sadece belirli hatlarda izin veriyor. Ayrıca bu bisikletlerin otobüslere vs. alınmadığını da belirtelim. Lâkin katlanabilir bisikletler için böyle bir kısıtlama mevcut değil. Bunlar gerek metroda, gerek otobüslerde günün her saati taşınabiliyorlar. Dolayısıyla şehir içinde bir yerden diğerine giderken başka toplu taşım araçları ile kombine etmek için idealler. Bu da oldukça yaygın olmalarının bir nedeni. iF ya da Brompton gibi markalar bisikletlerin neredeyse ufak bir çanta haline getirilip kullanılabileceğinin bir kanıtı.

iF Mode
iF Mode
Büyük boyut için tıkla!

Brompton
Brompton
Büyük boyut için tıkla!


 

 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

  Bu yayın 9333 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015